Okumak Anlamaktir

8 Temmuz 2012 Pazar

Gamze



İçimde kanayan katran gibi acın, whiskey'imle içmek seni. Göz yaşım ki yüzümde gamzeler açmalıydı ismin gibi; seni her yudumlayışımda. Oysa boğazıma düğümleniverdin ve ölen ben oldum hergün, seni sırdaşımla konuşmaya kalkıştığımda. Gök yüzü mavisine küstüm, unutabilmek için gözlerin rengini. Sonra ben hep yağmur yağsın istedim. Güneş hiç açmasın.

Devirdim kendimi köşeme, anılar estikçe yüzüme, yüz çevirdim. Bekledim ki yaz gelsin; tenezzül etmedin bile! Ve bugün buradayım yarı halimle. Keşkelerle boğuşan pişmanlıklarımın bir kısmı; senden arta kalanla yaşama telaşında. Kanıma işleyen zehir oldu zaman, geçtikçe arttı tesiri; sen esrar oldun sigarama, ben de onun esiri...

7 Temmuz 2012 Cumartesi

Dünden Bugüne, Teşkilat-ı 13 İhmal

13 İhmal; ilk kez 2004 yılında bir fikir olarak ortaya atılan, ve aynı yıl içerisinde biri producer, diğer ikisi “mc” olmak üzere 3 kafadar tarafından kendi imkanları el verdiğince demo albümlerini hayata geçırebilmeleri amacının doğrultusunda, Gümülcine’de kurulmuş bir home studio‘ya verdikleri isimdir. Ufak anlaşmazlıklar nedeniyle erken dağılan bu oluşum, daha sonra isminin Teşkilat-ı 13 İhmal olarak belirlendiği 2004 yılının sonlarına doğru, Nujelm ve Hazreç müzik gurubu tarafından yeniden Gümülcine’de yapılanacaktır. O yıl; üç adet deneme demo albümü Teşkilat-ı 13 İhmal imazası altında dinleyicilerine ulaşacaktır. A, Artı adlı Nujelm’in ilk bandrolsüz deneme demo albümü, bunlardan biriydi. 2008 Yılı Kurucularının Üniversite eğitimi, 2005 yılında yeni kararların alınmasına, örneğin müzik gurubu Hazreç’in dağılmasına ve Uneba Realm’in kurulmasına, Teşkilat-ı 13 İhmal'in Selanik ve Atina olmak üzere iki kola ayrılmasına, son olarak 2007 yılında Büdü’nün de aileye dahil olmasına sebep olacaktı. Uzun bir süre boyunca (2006 - 2009 yılları arası) kayıtların Atina’da, track’ların ise Selanik’te tamamlanması söz konusu olacaktı.

İlerleyen yıllarda hayata geçirilmesi planlanan projelerin sadece müzikle sınırlı kalmaması, çıtanın yükseltilmesine ve Teşkilat-ı 13 İhmal’in daha da büyümesine vesile olacaktı. Üç kişiden oluşan Hazreç gurubu, iki kişinin şahsi kanaatleri gereğince müzik hayatlarına son vermelerinden dolayı dağılmış ve böylelikle Zuzu ile Nujelm, Uneba Realm’ı kurma gereği duymuşlardır. Uneba Realm; Hazreç gurubuna nazaran kendilerine ilke edinmiş ideolojinin doğurtusunda müziklerini inşa ediyor, görüş ve duruşlarından asla taviz vermiyorlardı. İlk yıllarda takındıkları tavır oldukça sert ve karamsardı. Müziğin sözden daha az önem arz etmediği görüşündeydiler. Βöylelikle müziklerinde ki durgunluk (düşük bpm) ve “karmaşıksızlık”, surreal akımın etkisi altında kalmış kötümser lyricklere göre oldukça sadeydi. Karanlık, umutsuzluk, kötü ve onların da isimlendirdikleri gibi ruh deşme sanatı, bizlere; icra ettikleri müzik türünü tanımlamamızda yardımcı olacaktır.

 Uneba Realm, Nobel Ölüsü adını taşıyan ilk bandrolsüz albümünü 2008 yılında çıkarmıştır. Orta Avrupada ses getiren albüm bir çok sitede dinleyicileriyle buluşmuş ve dergilerde tanıtılmıştır. O dönem Batı Trakya ve Türkiye’ye açılma düşüncesinde olmayan yapımcılar, o bölgelere tanıtım ve dağıtımı göz ardı etmişlerdir. 2008 yılında gerçekleşen bir başka olay da aileye dahil olan Büdü’nün, GADAB adlı kendisine ait demo albümünü ilk kez Teşkilat-ı 13 İhmal çatısı altında çıkarmasıydı. 5’i, skit, intro ve outro’lardan oluşan toplam 14 parçalık albüm dergilerde tanıtılmış ve dinleyicilerine gerek elden gerekse internetten dağıtılmıştır.



2009-2012 Sukunet dönemi diye adlandırabileceğimiz bir dönem. Büdü & Nujelm ortak yapım olan Mood EP (2012) albümüne dek kişisel single’lar müstesna, herhangi bir üretime gidilmemiştir. Öte yandan mevzu bahis geniş proje kapsamında ki planlamalar; Teşkilat-ı 13 İhmal’in Atina kentine taşınmasının ardından hayata geçirilmeye, üzerinde düşünülüp daha da genişletilmeye başlanılmıştır. Bunlardan bazıları: Video entertainment işine girilmiş, video klipler ve skeçler çekilmeye başlanmıştır. Teşkilat-ı 13 İhmal dalları arasına art’ı da katmış buna binahen eğlence şirketlerine poster ve bannerlar hazırlanmaya başlamıştır. Reklamcılık, faliyet gösterdiği bir başka alandır, TV ve radyo gibi kurumlara reklam temin etmeye başlamıştır. Sinema, kısa metraş filmler bir diğer alanıdır, çok yakında sizlerle paylaşılacaktır. Sadece müzik sektörüyle yetinmeyip faliyet gösterdiği alanları genişletmesi dolayısıyla Teşkilat-ı 13 İhmal, kadrosuna yeni çalışanlar ilave etme gereği duymuştur. Bugün Teşkilat-ı 13 İhmal hız kesmeden yapılanmaya son sürat devam etmektedir. Önümüzde ki dönem projelerin çoğu hazırlık aşamasını geçmiş, sizlerle paylaşacağımız günleri beklemektedirler. Bunların bir kısmı şöyledir:


  • Uneba Realm: Darkness, Vampiric, Tribute to 90’s ve Get the Funk Out olmak üzere 4 farklı albüm.
  • Büdü: Retro, Dub ve Battle ağırlıklı 3 farklı albüm çalışmaları. 

Gel



Gel gör beni kör gönlümün iki gözü. Ağıt dolu sazımın özlü sözü, tez gel. Uğruna kavrulup kül olduğum. "Ah" onun ay parçası yüzüne ben olduğum; ben umrunda mıyım onun?

Akan tuzlu göz yaşına dem olduğum. Yollarına gül, güllerine kul olduğum. Başıma taç ettiğim, hasretim. Kasvetim. Can-ı canan, bir çırpıda canıma kast ettiğim.

Gelme n'olur!

Öldürür seni sevdam. Yağ ve hırkam benim tüm mülküm, yok kimsem. Sefasını sürdüğüm, günahlarımın cefası; engin denizlerin edası - mas mavi gözlerin. Ve rengi niha-i katili bu mecnunun. Vazgeç bu sevdadan Ali; yok sana bi'faydası!

6 Temmuz 2012 Cuma

Sürgün



Gül bahçelerinden sürgün yediğim. Aşk gibi nazik şeye, ağır bir yüksün sen. O sarhoş etmiş seni belli. Kanatlanabileceğini mi umdun; böylesine derin bir hançer yarası saklıyorken kendini? Rüyalarından bahsediyorum ki onlar; pek zavallı bir tasavvur'un mahsül'ü. Hangi alemde aradın uğruna göz yaşı döktüğün meçhul'u?

Ey ardında bırakıp ta uçurumları; çıkageldiğin, aşk. "Özlüyorum" diyor onu içim, kanlı bir sicimle elimde bir anlık heves için. Yaşam ne tatlı! Hasretine neden olan canıma kıyamıyorum bile. Benden korktuğunu fısıldıyor oysa kulağıma ölüm! Dudaklarında ki zehrin olsun sonum.

İki bahtsız sevgilinin hengamesi, bu biçimsizlik. Nefesinin balını emip bitiren bu soğuk karanlık; ne diye hala saklıyor seni benden?

Müzik Hayatımın Dönüm Noktası; Mood EP

Öyle bir dönemime rastlıyordu ki Mood EP albümü, birşeylerin pırıltılı başlangıcı olduğunu ve diğer yandansa, tüm o karamsarlığın ve ruhumun küf tutmuşluğunun sonu olacağını hissettiriyordu adeta. Çevremde olup biten tüm o güzel şeylerin farkına varmaktan aciz bir şekilde, uçurumun kenarında, o dehşet verici boşluğu seyreder durur; oraya yuvarlanıp düşeceğim günü bekliyordum bi’nevi. Bunun neden böyle olduğunun açıklaması benim için oldukça güç. İmkanım olduğu vakit farklı bir başlıkta elimden geldiğince anlatacağım.

Bir sonbahar günü kayıt için gittiğimde Büdü’ye, her zamankinden farklı bir parça açmıştı bu sefer. Arasıra bunu yapmıyor değildi açıkçası; bazen dub bazen reggea, bazen de funk açıyor, birlikte dinliyor ve tartışıyorduk.

O gün dün gibi hatrımda, o zamanlar ismi Soul of the Black Man olan ve soul müzik türüne ait; alt tabanını fazla deşip biçmeden en iyi şekilde hiphop kültürüyle yoğrulmuş, dinlenilebilmesi ve hissedilebilmesi için öncelikle bir ruha sahip olunması gereken, o güzel parça, evet. Mood’un ve benim hikayem böyle başlamıştı, bu yüzden empam Büdü’ye minnet borcumu asla ödeyemeceğimden korkuyorum. Ona çok şey borçluyum. Olaylar hızla gelişmeye başlamış, 4 parçalık bir EP projesi kapsamında ki fikir üretimi, almış başını gidiyor ve bu nedenle albüme eklenen track sayısının ardı arkası kesilmiyordu. O dönem önümüzde ki son baharda çıkması hesaplanan albüm bu yüzden ve bazı elimizde olmayan teknik arızaların aksaklıklarından dolayı, altı ay gibi bir gecikmeyle de olsa en nihayetinde ancak tamamlanabiliyordu.


Benim için çok şey ifade ediyordu Mood, hala da öyle ve hep öyle kalacak. Yılların anlatamayıp ta bir türlü rahatlıyamamanın rahatsız edici birikintileri. Duygusal bir patlama, elimden geldiğince kırıcı olmadan ve en içten duygularımla satıra döktüğüm cümlecikler. Beni ben yapan yaşadıklarım ve tecrübelerim. Kendime sır tuttuğum ve asla yerine bir başkasının geçemeyeceği kıymetlimin tecellisi. Benim kendimle olan harbim. Kendime bile itiraf edemediklerimin şu albüme zuhur etmiş olması, beni tarifi zor bir mutluluğun içinde boğuyor.

Albümde sağolsunlar dostlarımız bizleri yalnız bırakmadılar, onlara burdan en içten ve en samimi duygularımla başta Uneba Realm üyesi olan Zuzu olmak üzre, Salto Mortal gurubuna da sonsuz teşekkürü borç bilir kendi bireysel müzik yaşantılarında da başarılar dilerim.

Kahverengiyim Artık



Saydam ılık yaz yağmurunda sen; kör bıçak mağduru. Ben, hayalini kurduğun kuruntunun belki unutulur umudu. O gün bugündür işte bak; dün gibi şimdi o gün. Vaad ile yükümlüyüm ve yüküm nankör dolu.

Uzun zaman oldu ve hevesi kaçtı, cümlemin takipçisi olduğu her bir harfin. Toprak beni doğurdu ben üzerine bastım, küsmedi bana. Ben öldüm de beni bağrına bastı.

Anla!

Yüzüne çiseleyen -damla damla- yağmur hakkı için. Farklı farklı renkte açan bahçelerin aşkı gul hakkı için. Katiliyim sevdalımın. Sanma ki sen öldün ve ben hala hayattayım. Nevsi telaşta şimdi bu şairin. İpucu unsuru faili meçhul cinayetin; dikilesi dudakları. Kazara yutkunurdu seni günde birkaç bin defa; asık yüzünde saklı şiirlerin ressamı.

Tümünü nehre döktüm sözcüklerin; ismini zikretmesinler. Alehinde tanıklık ederler de kötü söz etmesinler. Ve sen ettiğin söze ihanet ettin, oysa ben zehir olsan icerdim seni.

Amma Velakin